İmamların Yeni İnteraktif buluşma Noktası Burası
  İstihare Namazı
 

İMAMLARA BİLGİ ÇANTASI

=> Arapça-türkçe Hatim Duası
=> HUTBE DUALARI
 => Bayram hutbe duasi
=> Telkin Duası
=> Abdest Duaları
=> YEMEK DUASI – SOFRA DUASI
=> DUALAR GÜNLÜK HAYATTA
Tevbe-i İstiğfar Duası
Ezan duası
EZAN VE MÜEZİNLİK
NİKAH DUASI
İstihare Namazı

 

İstihare Namazı ve İstihareye Yatmak

İstihare Namazı

İnsan kendi hakkında bir şeyin hayırlı olup olmadığına dair bir işarete kavuşmak isterse, yatacağı zaman iki rekat namaz kılar. Birinci rekatta "Kâfirûn" sûresini, ikinci rekatta da "İhlâs" sûresini okur. Namaz sonunda da istihare duasını okur. Sonra da abdestle olarak kıbleye yönelip yatar. Rüyada beyaz ve yeşil görülmesi hayra işarettir. Siyah veya kırmızı görülmesi de şerre (kötüye) işarettir. Bu şekilde İstihare namazının yedi gece yapılması ve kalbe ilk gelene bakılması da bir hadis-i şerifle buyurulmuştur.

Peygamber Efendimiz (Sallallahu aleyhi ve sellem), ashabına istihareyi öğretirlerdi. İstihare namazını kılmak mümkün olmayınca, yalnız duası ile yetinilir. Aslında meşru ve hayırlı bir iş için yapılacak istihare, onun istenilen vakitte yapılıp yapılmaması yönünden yapılır. Yoksa doğrudan doğruya o hayırlı iş için yapılmaz. Belli bir senede hac yapılıp yapılmaması gibi... İstihare duası Peygamber Efendimizden şöyle rivayet edilmiştir:

İstihare Duası

"Allahümme, innî estehîruke bi'ilmike ve estakdiruke bikudretike ve es'elüke min fadlike'l-azîmi. Feinneke takdiru ve lâ akdiru ve ta'lemu ve lâ a'lema. Ve ente allâmu'l-ğuyubi.

Allahümme in künte ta'lemu enne haze'l-emre hayrun li fi dînî ve meaşî ve akıbeti emrî ve a'cili emrî ve âcilihi fakdirhu lî ve yessirhu lî sümme barik fihi. Ve in künte ta'lemu enne haze'l-emre şerrun lî fî dînî ve meaşî ve akıbeti emrî ve a'cili emrî ve âcilihi fasrithu annî vasrifnî anhu. Fakdir lîye'l-hayre haysü kâne. Sümme erdınî bihi."

Anlamı: "Allah'ım! Sen bildiğin için, hakkımda hayırlı olanı senden isterim ve kudretin yettiği için de, ben senden güç isterim. Senin büyük ihsanından hayır dilerim. Çünkü senin her şeye gücün yeter; ben ise güçsüzüm. Sen her şeyi bilirsin; ben bilmem. Sen olacak şeyleri de bilensin.

Allah'ım! Eğer bu iş, benim dinim, dünya yaşayışım, akıbet olarak işim, dünya ve âhiretim hakkında hayırlı olduğunu biliyorsan, bunu bana takdir et ve bana kolaylaştır. Sonra onda bana bereket ver. Eğer bu iş benim dinim, yaşayışım, akıbet olarak işim, dünya ve âhiretim hakkında benim için kötülük olduğunu biliyorsan, bunu benden kaldır, beni de ondan uzaklaştır. Hayır nerede ise bana onu takdir ve nasib et. Sonra beni ona razı kıl..."

Bu sayfa için ziyaretçi defterine bırakılan bir yorum

Okan AKSU
Zaman: 06.07.2009 17:50:12

Mesaj: istihare duasının türkçe mealinde Allahım eğer biliyorsan gibi sözler var Allah C.C. herşeyi bilendir bunu bana açıklayın o.aksu08@gmail

Gizli İlimler Admin Yanıtı

Bahsettiğiniz ifâde, Kütüb-i Sitte'de Buhâri'nin (1/55 numaralı) ve Câbir ve İbn-i Ömer gibi diğer hâdis râvilerinin rivâyetiyle gelen hâdis-i şerîftir. Google arama motorunda "Kütüb-i Sitte arama motoru" yazıp bahsedilen hâdis-i şerîfi kontrol edebilirsin. Ya da elinde herhangi bir hâdis kitabı varsa. İkincisi, bir "Tecâhül'il Arif" durumu da var. Şöyle ki; Allah'ın ilminin kapsamadığı bir şey olduğu düşünülemez. Bilmese ya da bilmediği tek bir şey olsa, O'nun İlm sıfatına ve yerin ve göğün, en âşikâr olanın ve en saklı olanın (gayb'ın) ilminin sahibi olan Zât'tır diyemezdik. Böylece kâinatın yaratılışı ve işleyişine O'nun dışında tesadüfler de mevcût olmuş olurdu. O halde burada sözün kullanılan ilk anlamından çıkarak "... Allah'ım! Eğer bu iş, benim dinim, dünya yaşayışım, akıbet olarak işim, dünya ve âhiretim hakkında hayırlı olduğunu biliyorsan, -Kİ ELBET BİLİYORSUN- ..." anlamı taşımaktadır diye düşünüyorum. Aynı şekilde; "Allah'ım, bu kâinatı eğer ki sen yarattıysan -Kİ ELBET SEN YARATTIN- ...", "...Rahmet'in, gazâbını geçmişse - Kİ ELBET GEÇTİ - ..." gibi örneklerle çoğaltabiliriz.

Allah-u Teala, her türlü kusurdan ve eksiklikten münezzeh (El-Kuddûs) ve sıfatları, ilâhî Kemâl'de en son noktadır. Bilgisinde, yaratmasında, ya da Sultanlığı'nın / Melik'liğinin mekânı ve mekânların ötesini kapsamasında KARINCA BÜYÜKLÜĞÜ KADAR BİR EKSİKLİK yoktur, olamaz da. Çünkü bunun tersi ZAAF'tır. O ise tüm zaaflardan berîdir. Ama en doğru açıklamayı yapacak olanlar da zannediyorum ki hâdis ilminin âlimleridir. Çünkü hâdis ilminde bir hâdisin senet / güçlü ya da zayıf olduğu hakkındaki mülâhazalar, onların görevidir.

Duyarlılığınız için teşekkür ederim.





Bu sayfa hakkındaki yorumlar:
Yorumu gönderen: fethullah, 15.10.2010, 20:39 (UTC):
lütfen arapça yazısını net bir şekilde yazılmasını istiyoruz



Bu sayfa hakkında yorum ekle:
İsminiz:
Mesajın:

 
  SİTEMİZİ 145808 ziyaretçi...ZİYARET ETMİŞTİR!  
 
=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=